17 Mayıs 2017 #PDRTekYürek Basın Açıklaması

Türk PDR Derneği İzmir Şubesi olarak, yönetmelik taslağına karşı 17 Mayıs 2017 tarihinde basın açıklaması yapıldı. Bizi yalnız bırakmayan meslektaşlarımıza teşekkür ederiz.

 

BASIN AÇIKLAMASI

  • Psikolojik danışman dinleyen, anlayan ve çözüme ulaşmak için yanında olup rehberlik edendir. Yargılayan, not veren, disiplini sağlayan, kontrol ve tehdit eden değildir.
  • Psikolojik danışman karne yazan, devamsızlık çetelesi tutan değil, devamsızlığın kaynağını öğrencisi ve ailesi ile araştırandır.
  • Psikolojik danışman öğrencileri koşulsuz kabul edendir.  İdarenin istek ve arzularını öğrencilere empoze eden, öğrenci ile okul idaresi arasında aracılık eden değildir.
  • Psikolojik danışman uyguladığı test, anket ve görüşmelerle bireylerin kişiliğini, yeteneğini, ilgilerini, uyum düzeyini ölçmeye ve anlamaya yardım edendir. Performansını ölçmek için test uygulayan değildir.
  • Psikolojik danışman profesyonelce dinleyendir, liderlik eden, ikna eden, sohbet eden, telkin eden, öğüt veren, öğrenci ile ahbaplık eden değildir.

Psikolojik danışman hayatın her alanında ruhsal sağlığı korumaya ve devam ettirmeye yardım edendir. Okullar bireylerin yaşantılarının büyük parçasını oluşturmaktadır. Bu anlamda psikolojik danışma ve rehberlik profesyonelinin okullardaki görevi özel ve vazgeçilmezdir. Her nasıl ki herhangi bir branştaki öğretmenin görevini bir başka branştaki öğretmenin yapması kabul edilemez ise (İngilizce bilen bir matematik öğretmenini İngilizce dersine de sokamamak gibi) psikolojik danışmanı da herhangi bir branş öğretmeni gibi, psikolojik danışmanlık kimliğinden sıyırarak çalıştıramayız. Lakin yapılacak yönetmelik değişikliğinin çağdaş uygarlık düzeyinde olmaktan çok, psikolojik danışma ve rehberlik uzmanlarını işlevsizleştirip, alanın önemini yitirmesine neden olacağını düşünmekteyiz.

Peki bu yönetmelik değişikliği ile ne planlanıyor?

MESLEĞİMİZ İŞLEVİNİ KAYBEDECEK: Okullarda profesyonel bir şekilde çalışan, belli uzmanlıklar gerektiren bu alan gereksiz ve ucu açık görevlerle tamamen işlevini kaybedecek. Okullarda birçok vakanın (cinsel istismar, şiddet, intihar, ruhsal sorunlar vb.) ortaya çıkarılması ve çözülmesinde başrol oynayan bu uzmanların bir memur, idareci ya da öğretmen şeklinde görev yapmaları okullardaki kriz durumlarını ve sorunları daha da arttıracak, çözümsüz hale getirecektir.

PSİKOLOJİK DANIŞMA KAVRAMI NEDEN ÇIKARILIYOR? Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanması planlanan yönetmeliğin mevzuata uygun olması, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinde görev yapan psikolojik danışman ve rehberlik çalışanlarının meslek tanımlarının değiştirilmemesi ve öğrencilerin üzerinde otorite figürü rolü verilmemesi gerekmektedir. Aksi bir düzenleme nitelik kaybına yol açacaktır. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri mesleğinin genel disiplininin değiştirilmesi, ayrıca mesleğin asıl amacı ve içeriği ile bağdaşmayan otorite figürü verilmesi, mesleğin amacı dışında uygulamalara yönlendirecektir. Öğretmen ve öğrenciyi karşı karşıya getirecektir.

Maalesef rehberlik alanının olmazsa olmazı psikolojik danışma kavramı duyumlara göre bu taslakta yoktur. Bizler Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde rehber öğretmen olarak anılmaktayız, oysa ki bizlerin unvanı okul psikolojik danışmanı olmalıdır. Çünkü bizler öğrencilere diğer öğretmenler gibi not sistemine dayalı akademik bir eğitim vermiyoruz. Bizler öğrencilerin ruhsal sağlıklarını korumalarına yardım eden, ailevi, arkadaş ve okul sıkıntılarında onları dinleyen, anlayan ve çözüm yolları bulmaları için onları destekleyen, psikolojik danışma yapan meslek elemanlarıyız. Çalışma alanımız öğretmenlerden bu yüzden farklılık göstermektedir.

Rehber öğretmen idari işlerin verilmesi, nöbet tutturulması, boş ders, etüt vb. işlerin yaptırılması bu alanın işlev ve amaçlarına uymamaktadır ve bunlar psikolojik danışman ile öğrencinin arasına giren engellerdir.

ÖĞRENCİLERİMİZ TENEFFÜSTE BİZE ULAŞIR: Haftalık mesai saatinin 40 saate uzatılması düşünüldüğü de sızan bilgiler arasındadır. Bakanlığın 2019’da ikili öğretimleri kaldırmayı planlaması ve birçok okulun 08:30-15:30 gibi ideal saatlerde eğitim yapıyor olmasını düşününce bu 40 saatle ne amaçlanmaktadır? Eğitim saati 09:00-15:30 olan bir okulda, okul psikolojik danışmanı (08:00-17:00 arasında) öğrencinin olmadığı saatlerde ne yapacaktır?

ÖĞRENCİ KENDİNİ BİZE AÇMAZ: Öğrencilerin bizlere teneffüslerde ulaştığı aşikardır. Bizler öğrenciler için okullardayız. Bu anlamda teneffüs aralarında nöbet tutmak rehber öğretmenin görevleri arasında değildir. Nöbet tutmak öğrenciye ne yapıp yapmayacağını söylemek ve otorite olmak anlamına gelmektedir. Nöbet tutan, kendisine ne yapıp yapmayacağını söyleyen birisine öğrenci nasıl olacak da kendini açacak, dinlemesini isteyecektir? Nöbet tutan öğretmen bulunabilir ancak öğrenciyi koşulsuz kabul ederek, empatik anlayışla dinleyen psikolojik danışmanları bu şekilde alanı dışındaki işlere yöneltmenin zararını yine öğrencilerimiz çekecektir.

UZMANI KİŞİLERE SORUN: Bu çalışmanın bizzat Genel Müdürlüğe bağlı, Eğitim Politikaları Daire Başkanlığı tarafından yapıldığı yine bizim şahsi çabalarımız sonucu ortaya çıkarılmıştır. İlgili daire başkanlığının görev alanlarına baktığımız zaman bu konuyla ilgili yeterliliğinin olmadığı zaten yeterince açıktır. Ayrıca Türk PDR Derneği üyesi arkadaşlarımızın Alo 147 ve Bimer gibi resmi sitelere konuyla ilgili talep oluşturulmuştur. Taleplerimize yönelik verilen cevap bizzat Eğitim Politikalar Daire Başkanlığı tarafından cevaplandırılmış ve de yönetmelik çalışması yalanlanmamıştır. Ancak konuya taraf olabilecek Üniversiteler, STK ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alındığı belirtmişlerdir. Bizlerin mesleki dayanışmamızı sağlayan Türk Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Derneği niçin bu görüş alınan STK’lar arasında yoktur. Bizzat alanda çalışan uzmanlardan neden görüş alınmamıştır? Hangi STK’lardan görüş alındığı sorumuza “güvenlik nedeniyle açıklayamayız” denilmektedir.  Millî Eğitim Bakanlığı’nın yapması gereken, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği’ni alandan uzman akademisyenlerin ve bu mesleğin eğitimini alıp uygulayıcısı olan kişilerin görüşlerini alarak yönetmeliği bu kişilere yazdırmasıdır.

Görüşlerimizin, endişelerimizin ve isteklerimizin dikkate alınmasını ümit etmekteyiz.

Türk PDR Derneği